Turok 3 – Nintendo 64 İncelemesi

Turok 3  çok eski bir nintendo 64 oyunu olmakla beraber o zamanların Half-Life’ı diyebilirim.Çünkü Half-Life gibi multiplayer modunda arkadaşlarınızla oynayabiliyor ve çeşitli garip temalarda karakterler seçip , ilginç silahlara sahip oluyordunuz.Hatta bir kaç silah Half-Life’da ki silahlara birebir benzemekteydi.

Turok 3 tabiki de sadece multiplayer modundan ibaret değil.Oyunda story modunda ilgiç bir binada , yıkık dökük bir binanın içinde kurtulmaya çalışır halde kendinizi buluyorsunuz.Bunun nedenini serinin ilk oyunlarını oynadığınızda anlayabilirsiniz.Ahtapot gibi kollarını binaya dolamış bir yaratık bulunmakta.Amacınız kendinize bir çıkış yolu bulup bulunduğunuz ortamdan kurtulmak tabiki de bu hiçte sandığınız kadar basit değil çünkü karşınıza bir çok garip yaratık  çıkacaktır hatta arkanıza baka baka korka korka gidiceğinize eminim.Bu arada benden sizebir tavsiye aldığınız silahları dikkatli kullanın silahlarınızın mermilerini bitirmeyin lazım olur :).Yaratıkları nişan aldığınızda sol altta kendi can barınızın altında yaratığın can barını görebilirsiniz.

Oyunun kötü olan tarafı ise nintendo 64 ile silah kontrolünün zor olması hal böyle olunca karşınızdaki yaratıklar da hızlı olunca hedef alıp isabet ettirmek zor oluyor.Bu arada bu garip yaratıklar uzaylı.

 

Advertisements
Turok 3 – Nintendo 64 İncelemesi

Star Wars Rogue Squadron:Nintendo 64 İncelemesi

Merhaba arkadaşlar bir diğer Nintendo 64 oyun incelemesi ile beraberiz bu sefer Star Wars Rogue Squadron’dan aynı zamanda benim küçüklüğümde severek oynadığım bu oyundan bahsedeceğiz.Zaten genel olarak uşaklıktan itibaren bir Star Wars hayranıydım.Eski, yeni tüm filmleri izliyordum izlemeye doymayıp tekrar tekrar izliyordum.Serinin yeni çıkan filmine de çıkar çıkmaz gittim zaten.Şimdi gelelim Star Wars Rogue Squadron’a.

Bu oyun sadece uzay gemileriyle farklı haritalarda savaşı ve görevleri kapsıyordu herhangi bir jedi dövüşüne felan şahitlik etmiyorsunuz fakat zaten ben uzay savaşlarını sevdiğimden ve Star Wars’daki gemilerin tasarımına mekaniklerine bayıldığımdan bu oyun karşısında saatler harcamak çok zevkliydi.Oyunda görevlere göre farklı gemiler kullanmaktasınız her görev farklı haritalarda gerçekleşmelte.Bakmayın Nintendo 64 oyunu olduğuna görevleri başarılı bitirmek pek kolay değildi.Örneğin bir bölümde bilirsiniz böyle dev mekanik köpek benzeri bir robot var onun bacaklarına gemi ile ip bağlayıp onu yere düşürüyoruz zaten sinema filmlerinden birinde de böyle bir sahne vardı hatırlarsanız.Bazı bölümlerde ise sizle savaşan takım arkadaşlarınızı koruyorsunuz eğer onlardan birisinin uzay gemileri vurulursa ve patlarsa siz de kaybetmiş sayılabiliyorsunuz.Haritaların genişlikleri yeterli boyutta ve genelde bir haritadaki görevler yine bölümlere ayrılmış durumda bunlar için haritayı dikkatli takip etmeniz gerekebilir.Oyundaki hatırladığım gemi isimleri x-wing , y-wing, speeder olup seviyelerde yükseldikçe yeni gemiler açabiliyorsunuz.

Star Wars Rogue Squadron:Nintendo 64 İncelemesi

Mario – Nintendo 64 İncelemesi (Mizah Amaçlı)

Hey gidi günler hey sabah akşam süt içtiğim günlerdi hem de kakaolu, çilekli.Bir nintendo 64 dümüz vardı başka da bir şeyimiz yoktu zaten.Mahalle maçlarından kalan zamanlarda ya nintendo 64 oynardık ya da evden para koparıp internet kafelere ışınlanırdık.E genelde de para olmayınca nintendo 64 oynuyorduk bu durumdan pekde şikayetçi sayılmazdık.Bazen ev halkıyla bazense mahallede ki arkadaşlarımızla beraber nintendo 64 oynardık.Gelin şimdi o Nintendo 64 oyunlarından biri olan Mario yu inceleyeceğiz.

O zamanlar için 3 boyutlu dünyasıyla Mario benim için hayal dünyası gibi bir şeydi be konsol oyunlarının önünü açan metodların yeni anlayışların o zaman Nintendo 64 ile geliştirildiğini düşünüyorum.Nintendo 64 deki Marioda istediğinizi yapabiliyordunuz isterseni yüzebiliyor isterseniz bir ağaca tırmanabiliyor isterseniz zıplayıp hoplayabiliyordunuz.Birde bu özellikler Marionun hikaye dünyası ile birleşince adeta kendimizi yeni bir Mario dünyasında buluyorduk.Yine Nintendo 64 deki Marioda da amaç prensesi kurtarmaktı.Bunun için prensesin bulunduğu kaledeki sırlarla dolu bölümleri geçmemiz gerekiyordu.Bu bölümlere şato, kalenin içindeki gizemli odaları keşfederek bu gizemli odalardaki gizemli tabloların içine balılama atlayarak ve ya onlara belirli bir süre bakarak tablolardaki suretlerle alakalı bölümlere ışınlanıyorduk her bir bölümü geçtiğimizde yeni anahtarlar yeni odaların kapıları ve yeni özellikler açılmaktaydı.Bölümlerde yaratıları tutup sürükleyebiliyorduk onlarla savaş veriyorduk.Klasik mario oyunundaki gibi böyle yerden bitme şeylerin aksine ilginç yapıda kamil yaratıklar bulunuyordu.Sıkıntı değil onların da artislikleri bir yere kadar.Bu bölümlerde uçtuğunuzda oluyordu.Uçmayı çok seviyordum bu arada.

Oyunun 3 boyutlu dünyası sizi de etkileyecek bundan eminim gün gelir denk gelirseniz antika olmadan Nintendo 64 de Marioyu ve diğer Nintendo 64 oyunlarını oynayın derim.

super20mario2064202

Mario – Nintendo 64 İncelemesi (Mizah Amaçlı)